18 Kasım 2012 Pazar

Druskininkai


Bu haftasonu için tatil planı yapacaklara bir önerimiz var. Cuma günü işinizden, okulunuzdan çıktıktan sonra arabanıza atlayın ve A4 yolundan güneye doğru yaklaşık 120km yol alarak Druskininkai'ye varın. Şehirdeki otellerden birine gidin ve önünüzdeki iki günü doyasıya yaşayın. Kirlerinizden arınmış ve ruhunuzu arındırmış bir şekilde de Pazartesi işlerinizin başına dönün. (arabası olmayanlar için Vilnius ve Kaunas'tan 17:40'a kadar otobüs seferleri mevcut.)


Evet, bugün size Litvanya'nın ünlü spa şehri (ya da kasabası) Druskininkai'yi anlatmaya çalışacağım. Ülkenin güneyinde, Polonya ve Belarus sınırına yakın bir noktada yer alan Druskininkai, her yıl yurtiçi ve yurtdışından binlerce konuğu ağırlıyor. Palanga'dan sonra ülkenin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Druskininkai, nehirleri, gölleri, tepeleri ve muhteşem doğasıyla kesinlikle sizi de etkileyecektir.

Şehrin tarihi çok eskilere dayansa da, şifalı suların keşfi 19. yüzyılın başlarına rastlıyor. Vilnius Üniversitesi profesörlerinden Ignacy Fonberger, şehrin sularını analiz ediyor ve bolca kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, vs. buluyor. Daha sonraları "holiday resort" olarak tanıtılmaya başlayan Druskininkai, 1837 yılında Çar I. Nikola tarafından spa şehri ilan ediliyor ve sonrasında otellerin de inşa edilmesiyle, şehre ulaşımı kolaylaştırmak için Nemunas nehrinde feribot seferleri başlatılıyor. I. Dünya Savaşı sonrası Polonya sınırları içinde kalan Druskininkai'nin şansı, Polonyalı lider Jozef Pilsudski'nin tatillerini burada geçirmesiyle iyice açılıyor. Bir devlet bankası olan Gospodarstwa Krajowego şehirdeki birçok bölgeyi bünyesine katarak, lüks konuylar ve hoteller inşa ediyor. 1934 yılında Porcecze'den demiryolu bağlantısının da sağlanmasıyla şehir daha ulaşılabilir bir hale geliyor. 2. Dünya Savaşı sonrası Stalin'in emri ile Litvanya'ya bağlanan şehir, senatoryumların da inşaası ile her yıl Sovyet'lerden gelen 400 binin üzerinde konuğu ağırlamaya başlıyor. Bugünse şehirde su parklarından, golf sahasına ve Avrupa'nın en büyük indoor kayak pistlerinden biri olan Snow Arena'dan maceraseverleri kucaklayan "Adventure Park"a kadar her yaşa ve zevke hitap edecek eğlenceler mümkün. Tarihe meraklı olanlar içinse şehrin hemen yanıbaşında yer alan "Gruto Parkas" bulunmaz bir nimet. Burada başta Lenin olmak üzere, Sovyet dönemi liderlerinin heykellerini bulabilirsiniz.

Mayıs sonu haziran başı gibi şehirde bir festival düzenlenerek "yaza merhaba" deniyor, ve ağustosun son haftasında da kapanış festivali ile şehir yaz mevsimini kapatıyor. Ayrıca yine ağustos ayı içerisinde şehirde bir de tiyatro festivali düzenleniyor.

Şehirde gece hayatı sıfıra yakın. Ama yine de sıkılmanız mümkün değil. Bir kaç tane gece klubü olsa da, benim tavsiye edeceğim yegane yer Grand Spa Lietuva Hotel'inin çatısındaki cafe-bar olacaktır. Bunun dışında Türkiye'deki House Cafe'lerin bir çakması da şehirde mevcut. :) Ayrıca Nemunas kenarında ve göl kenarında da bir çok cafe bulabilirsiniz. Ve hepsinde servis Litvanya ortalamasının üzerinde diyebiliriz. Bir de Cumartesi akşamı "Sicilia"da rezervasyon yaptırıp, müthiş pizzaların tadına bakmadan dönmeyin. Şimdiden iyi eğlenceler.

1 yorum:

Taha dedi ki...

Bir an uçağa atlayıp gidesim geldi. Litvanya'yı özledim, özellikle vilnuis ve süper pizzaları..