24 Haziran 2011 Cuma

Litvanya'da Trafik

Geçen ay biz seçim arifesinde AKP'nin "Hayaldi gerçek oldu" temalı reklamlarında kamyon şoförü abimizin 3 geliş - 3 gidiş Bolu Tüneli hikayesini dinlerken,  Litvanya Dışişleri Bakan Yardımcısı Egidijus Meilunas bir panelde "Orta ve Doğu Avrupa zayıf ulaşım ağı yüzünden geri kalıyor, hızımız çok yavaş. Bu problemi çözmek için bir aksiyon almamız gerekir. Avrupa ortalamasının yarısı kadar demiryolumuz var. Kamyon/yol yoğunluğunda Avrupa Birliği'nin 2,5 kat gerisindeyiz. Bu tüm bölgenin sorunu. Vilnius'tan Varşova'ya kamyonlar 10 saatte gidiyor. 450 kilometre yolu arabayla 7 saatte gidiyoruz. Saatte 50-60 km hız, 21. yüzyıla yakışıyor mu?" gibisinden bir açıklama yaparak, Litvanya'nın kanayan yaralarıdan birine parmak bastı.

Öncelikle bilmeyenler için söyleyeyim, Litvanya dümdüz bir ülke, 50 metre yükseklikteki toprak birikintilerine "tepe" diyorlar. Yani, karayolu ve demiryolu inşaası bakımından oldukça avantajlı. Buna rağmen, Avrupa'nın ve de ülkemizin oldukça gerisinde. Hepi topu Konya'dan azıcık büyük olan ülkede bir yerden bir yere varmak ciddi anlamda sorun, vakit kaybı. Bunun en büyük nedeni ise dar yollar. Genelde yollar tek gidiş, bölünmüş yol oldukça az. (1,650 km normal yol, 300 km otoyol var.) Şehirlerarası yollar, genelde bomboş olsa da, her yere koydukları Elektronik Denetleme Sistemi veya kameralar nedeniyle hız yapmanız oldukça zor. Aman diyim, ilk defa gittiğiniz yollarda köklemeyin gazı. Şehirlerarası hız limiti genelde 90 olsa da, çoğu yerde 70. Hele herhangi bir yerleşim biriminin içinden geçiyorsanız 50'ye düşmeniz gerekiyor. (ki bunu yapın abi.). Ülkede genel olarak uzak-yakın kavramları bizimkinden çok farklı. Mesela benim için uzak 400 km'den başlarken, bir Litvan için 100km. uzak bir mesafe. Selektör'ün anlamı orada da aynı: "Polis, radar, vs. var. Dikkatli ol." Gündüz - gece farketmeksizin, farınız açık olsun. 10 Nisan - 1 Ekim arası yaz lastikleri (çivisiz), 10 Ekim - 1 Nisan arası ise kış lastikleri zorunlu. (zaten kışın normal lastik ile araba kullanmanız neredeyse imkansız. Biliyorum biliyorum bir Türk için trafikte imkansız yoktur.)

Şehir içi trafiğine gelirsek, unutmayın, öncelik her zaman yayalarda. Yani bir yaya geçidi varsa, ve bir yaya geçmek istiyorsa, yayanın geçişine izin vermelisiniz. Hızlı geçmeleri için korna ile falan taciz etmeye kalkmayın insanları, bırakınız sakin ve düzenli yaşamlarına devam etsinler. Kavşaklar ise bir Türk için tam anlamıyla muamma. Tüm ülkede toplasan 5 tane göbek var. Genellikle, şerit ayrımlarıyla dönüşler sağlanıyor. Yani diyelimki sola döneceksiniz, şeritinizin solunda yerinizi alıp, durup, beklemeniz gerekiyor, sonrasında da yol müsaitse geçiyorsunuz. Sakın demeyin ki "bu evrensel bir kural". Evet, evrensel ama ben daha Türkiye'de içten dönmeyen şoför görmedim. Litvanya'daysa içten döneni dövüyorlar, ona göre. Park olayı oldukça rahat. Şehirlerarası yolları daracık olan memleketin, şehiriçinde her sokak bir bulvar. Bazı yerlerde parkomatlar var, fiş almadığı için ceza yiyenini görmedim. Ama siz çarpılmayın. Efendi efendi verin bir kaç Litas, parkedin arabanızı. Buyrun size Litvanya'dan bir trafik videosu:




 

Hiç yorum yok: