7 Aralık 2011 Çarşamba

Litvanya Türkiye'nin AB Üyeliğini Destekliyor

Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta 6 Aralık'ta başlayan iki günlük Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Bakanlar Konseyi 18. Toplantısı esnasında Litvan Dışişleri Bakanı Audronius Ažubalis, mevkidaşı Davutoğlu'na Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne entegrasyonuna verdiği desteği teyit etti. Bakanlık açıklamasında "Litvanya, Türkiye'de yapılan reformları yakından izlediğini ve Avrupa entegrasyonu esnasında deneyimlerini paylaşabileceği desteğini verdi" denildi. Bakan Ažubalis, Türkiye'nin süreçteki kararlılığından övgüyle söz ederken, Baltık ve Karadeniz'i bağlayan Litvanya, Belarus ve Ukrayna arasındaki Viking demiryolu ağına Türkiye'yi de davet etti. 2011 yılı Ağustos - Ocak ayı Litvanya-Türkiye ticaret hacmi 517,2 milyon Litas olarak gerçekleşirken, bu rakam 2010 yılının aynı dönemine göre %53 fazla olarak gerçekleşti.

Yazının buraya kadar olan kısmı Litvan medyasında da yer aldığı şekilde olabildiğince tarafsızca yazıldı. Ama satır aralarına bakmak gerekirse, 3 ince nokta var. Birincisi 27 üyesi bulunan Birlik'te Fransa ve Rum Kesimi'nden başka üyeliğimize destek vermeyen yok sanırım. Öte yandan, ne kadar çok sevsem de Litvanya gibi 3 milyon nüfuslu ülkenin bile 70 milyonluk Türkiye'ye AB konusunda icazet veriyor olması, içimi sızlatmıyor değil. İkincisi, Litvanya'nın verdiği bu naçizane desteğin arkasından, Türkiye'nin Viking demiryolu ağına dahil olmasını talep etmesi, ticari rant için verilmiş bir destek olduğu algısı yaratıyor. Son olarak ise, çok değil daha bir ay önce Filistin'in UNESCO'ya üyeliğine karşı gelerek İsrail'in yanında yer alan 14 ülkeden biri olan Litvanya'nın, her platformda Filistin'in bağımsızlığını savunmaktan geri kalmayan Türk Hükümeti'ne AB konusunda bu denli açıktan destek veriyor oluşu da "ahh dış politika sen nelere kadirsin" dedirtmiştir. Zaten, Litvanya gibi 70 yılını sömürülerek geçirilmiş bir devletin Filistin konusunda nasıl İsrail'in yanında yer aldığı başlı başına bir tartışma konusu. Burada da sanırım 2. Dünya Savaşı'nda soykırıma bulaşan Litvanya'nın kendini aklama çabasını görmekteyiz. Oylamanın ardından İsrail'den gelen övgüler Litvanya basınını oldukça meşgul etti.

Snoras Bank Battı

16 Kasım 2011 tarihinde Litvanya Merkez Bankası, Rus milyarder Vladimir Antonov (68.1) ve Litvan Raimondas Baranauskas tarafından kontrol edilen Snoras Bank'a yeni yönetim atayarak, bankaya el koyduğunu açıkladı. (Bu arada Antonov ve Baranauskas, 24 Kasım'da Londra'da tutuklandılar ve bir gün sonra kefaletle serbest bırakıldılar.) Kararın ardından banka şubelerine koşan mudilerden şanslı bir kaç tanesi dışında parasını çekebilen olmadı. Banka operasyonları geçici süre durduruldu. Maliye Bakanı Ingrida Simonyte, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, Litvanya'nın 5. büyük bankası ve sektörün %10'una hakim olan Snoras'a kamu çıkarını korumak için el konulduğu yönünde bir açıklama yaptı. Snoras'tan önce 1996 yılında Lietuvos Akcinis Inovacinis Bankas ve 1999 yılında da Litimpex batmıştı.

Snoras ile ilgili soruşturmayı yürüten başsavcı vekili Andrius Nevera'nın basına yaptığı açıklamada "yönetimde ihmal, belgelerde tahrif, zimmet ve kara para aklama" başta olmak üzere, banka ortak ve yöneticilerine isnat edilen suçları açıkladı. Merkez Bankası başkanı Vitas Vasiliauskas'ın yaptığı açıklamada ise "Salı sabahı, Snoras'ın Merkez Bankası'nda 250 milyon Litas rezervi varken, Salı akşamı 111 milyon Litas vardı, Çarşamba öğlen saatlerinde ise yalnızca 44 milyon Litas. Likidite problemi ortadaydı. Bu yüzden ani karar alındı." dedi.

24 Kasım akşamı geç saatlerde Litvanya Merkez Bankası Snoras'ın bankacılık lisansının iptal edildiğini ve iflas başvurusunda bulunulduğu açıkladı. Bankanın varlık ve yükümlülükleri arasında 3.4 milyar Litas açık olduğu, ve vatandaşın vergisinin uçamayacak bir uçak için harcamanın beyhude bir çaba olacağı belirtildi.

Litvanya Bankalar Birliği başkanı Stasys Kropas, Snoras Bank'ın iştiraki olan Latvijas Krajbanka'nın Air Baltic'a kullandırdığı bir kredi dolayısıyla, devletleştirilen Snoras'ın dolaylı olarak Letonya'nın bayrak taşıyıcısı havayolu şirketi Air Baltic'ta söz hakkı olduğunu belirterek, ilerleyen zamanda Litvanya'nın yeniden bir milli havayolu şirketine kavuabileceğinin sinyalini vermiş oldu. 2009 yılında batan flyLAL'dan bu yana Litvanya'nın milli bir havayolu şirketi yok. Öte yandan, 100 bin Euro ya da 345 bin Litas'a kadar olan mevduatların devlet güvencesinde olduğu Litvanya'da, bu tutarın üzerinde hesabı olan mudiler de güçlükler yaşamaya başladı. Snoras'a el konulmasının ardından hesap sahibi olan şirketlerden 30 tanesinin batacağı öndörülüyor. öte yandan bu durumdan en çok etkilenen şirketlerden bir tanesi de Litvanya'nın gündeminden hiç düşmeyen Ingalina Nükleer Santrali. Kamuoyuna bankadaki hesaba ilişkin net bir açıklama yapılmazken, 86 milyon Litas olduğu tahmin ediliyor.

Bu pilav daha çok su kaldırır. Gelişmeleri sık sık siz değerli okuyucularımızla, paylaşmaya devam edeceğiz. Verdiğimiz uzun aranın da kusuruna bakmayınız. Sevgiler.

18 Eylül 2011 Pazar

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Serdar Ortaç ve Litvanca Şarkısı

Serdar Ortaç Litvanya'lı sevgilisi Asta'nın etkilerini üzerinden yavaş yavaş atmaya başladı derken, şimdi de karşımıza "İşim Olmaz" şarkısının Litvanca coverıyla çıktı. Litvanya'da yaşayan Türk DJ Sezzy'nin sözlerini yazdığı ve Serdar Ortaç ve Mini Me'nin seslendirdiği şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz:

 

28 Ağustos 2011 Pazar

Panevėžys Stadyumuna Dev Bayrak

31 Ağustos'ta başlayacak 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda milli takımımızın da maçlarını oynayacağı stadyuma Litvanya'nın en büyük bayrağını yerleştirdiler. Normalde cycling için de kullanılan stadyum da, koltuklar ile sahanın arasında boş kalan yere küçük esnaf mantığında koltuk yerleştirip satmak yerine harika bir iş yapıp, güzel bir dizaynla dev bayrak yerleştirildi. 8.7 metre genişliğinde ve 282 metre uzunluğundaki bayrak, özellikle Litvanya maçlarında çılgın taraftarlarla beraber görsel showun bir parçası olacağa benzer.

9 Ağustos 2011 Salı

Litvanya'da Evlilik

Bu sene belki evlilik sezonunun sonuna geliyoruz artık yavaş yavaş, ama önümüzdeki yıllarda Litvanya'da evlenmeyi düşünenler açısından bir rehber olması açısından, işlerin nasıl yürüdüğüyle ilgili biraz bilgi vermek istedim. Öncelikle toplamanız gereken belgelere bakmakta fayda var.

  • Pasaport (zaten yurtdışında olacağınız için yanınızda olması gerekiyor, aslı ile müracaat ediyorsunuz.)
  • Doğum Belgesi (Nüfus Müdürlüklerinden -ya da konsolosluklardan- kolayca alabiliyorsunuz)
  • Evlenme Ehliyet Belgesi (bu da Nüfus Müdürlüklerinden -ya da konsolosluklardan- temin edilebiliyor)
Bu 3 belge dışında, ne bir fotoğraf, ne bir ikametgah ilmuhaberi. Bu belgeleri temin ettikten sonra, Litvanca'ya yeminli tercümesini yaptırıyorsunuz. Tercümenin akabinde, noter onayını yaptırdıktan sonra, kaymakamlıklara -yurtdışındaysanız konsolosluklara- başvurarak, apostil alıyorsunuz. Tercüme biraz tuzlu olabiliyor. Ama apostil tamamen ücretsiz. (konsolosluk apostil için ücret talep edebilir.) Apostilli tercümeler ve pasaportunuz (eşinizin de bu belgeleri kendisi için Litvan makamlarından temin etmiş olması gerekmekte, onun belgeleri zaten Litvanca olacağı için tercüme, apostil, vs. gerekmiyor) ile Litvan makamlarına şahsen başvurunuzu yapıyorsunuz. 70 Litas gibi bir ücreti var, bankaya yatırmanız gerekiyor, sizi yönlendireceklerdir. Burada dikkat edeceğiniz husus, nikahınızdan en az bir ay önce başvurunuzu tamamlamış olmanız gerekiyor. (hastalık, askerlik, vs. gibi bir kaç istisnası mevcut.) Başvurunuzu yaparken, evlenmek istediğiniz tarihe de karar vermiş oluyorsunuz. (özellikle küçük yerlerde evlenecekseniz, istediğiniz günü alabilmeniz açısından, erken başvuru önemli.) Düğün gününde pasaportunuzu yanınızda bulundurmayı unutmayın.

Nikah kıyıldıktan sonra, Vilnius'taki Büyükelçiliği'mize en geç bir ay içerisinde başvuruda bulunmanız gerekiyor. (aksi takdirde ceza-i işlem uygulanabiliyor.) Büyükelçiliğe eşlerden biri başvuru yapabilir, gerekli belgeler şunlar:

  • Litvan makamlarınca verilen evlenme belgesinin Türkçe tercümesi ve noter onaylı apostili (apostil Litvanya'da ücretli, sayfa başı 35 Litas ve sadece Dışişleri Bakanlığı'nın Vilnius'taki ofisinden veriliyor. 09-12 saatleri arasında başvurulması gerekiyor. -bizim büyükelçiliğe de erken başvurmanızda fayda var.-)
  • Litvan eşin doğum belgesinin Türkçe tercümesi ve noter onaylı apostili (SSCB'den kalan doğum belgelerinin tercümesini apostil için başvuracağınız Dışişleri kabul etmiyor. Litvan eş, bu belgenin yenisini kolayca alabilir.)
  • Ayrıca e-konsolosluk web-sitesinden evlenme işlemleri altında ulaşabileceğiniz iki adet formu, Türk vatandaşı olan eşin doldurup, imzalaması gerekiyor.
  • Başvuru esnasında pasaportların yanınızda bulunması gerekiyor.
  • Ayrıca, Türk örf ve adetlerini korumaya devam ederek, Büyükelçiliğin talep ettiği posta pulunu, Litvan postanesinden temin ediyorsunuz. (orada size söylüyorlar, -şu kadar belge göndereceğiz, gidin postaneden pul alın- diye)
Bu belgelerle başvurduktan sonra, Büyükelçilik, Dışişleri aracılığıyla, evliliğinizin tescilinin yapılabilmesi için Türk yetkili makamlarına bildirimde bulunuyor. 15 gün içerisinde Türk yetkili makamlarınca evliliğiniz onaylanmış oluyor. Bundan sonra, iki yöntem izleyebilirsiniz. Eğer Türkiye'de yaşayacaksanız, Nüfus Müdürlüklerine başvurarak, 55 TL karşılığında Evlenme Cüzdanınızı ve yeni kimliğinizi edinebilirsiniz. Eğer yurtdışında yaşıyor iseniz, yine Büyükelçilik vasıtasıyla 25 Euro karşılığında evlenme ve nüfus cüzdanlarınızı alabilirsiniz.

Son bir not, Büyükelçiliğimizden asla ama asla konukseverlik ve yardım beklemeyeniz. Çünkü böyle bir şeye şahit olan yok henüz. Kötü muamele görmediğiniz için duacı olun yeter. 

3 Ağustos 2011 Çarşamba

28 Haziran 2011 Salı

Karay Türkleri

Litvanya ile ilgili beni çok heyecanlandıran konulardan bir tanesi de, bugün sayıları 200'den fazla olmayan Karay'lardır. Hazar Boyu'na mensup Karay'ların Litvanya'ya 600 yıl önce Grand Duke Vytautas tarafından getirildiği söylenir. Vytautas zamanında sınırları Karadeniz'e inen Litvan İmparatorluğu'nu korumak amacıyla, savaşçılıkları ile nam salan Türkler'in, Kırım'dan getirilerek sınır boylarına ve bir kısmının da sarayı korumak amacı ile Trakai'ye getirildiği kaynaklarda yer almaktadır. 14. yüyıldan bu yana Litvanya'da yaşayan bu Türkler'in çoğunluğu müslüman olsa da - Kırk Tatar köyünde yaşarlar, onlarla ilgili de yazacağım-, Trakai'dekiler musevi inanışını benimsemişlerdir. Litvanya'ya gelişlerini kendileri şöyle açıklarlar:

"Vatat Biy sofunda ondórtúnčú yúzyïlnïn da bašlaýïnda onbešinči yúzyïlnïn tirildi, yomaxlarïna kórà bar dunyanïn ol keltirdi karaylarnï Krïmnïn yanïndan, Kara Tengiznin yanïndan, da olturyuzdu karaylarnï bunda Troxta. Berdi karaylarya kóp yer ki bolyey nesindàn tirilmà karaylarya."

Karay kelimesinin Arapça & İbranice kökenli, "okumak - kıraat etmek" anlamına gelen Karae'den geldiği söylenir. Diğer Yahudiler gibi, Tevrat'a inanmayıp Eski Ahid'i baz aldıkları için, Hazar Musevileri'ne bu adın verildiği kabul edilir. (Tevrat'ın tahrip edildiğine inanırlar, 10 Emir'i uygularlar.) Mezheplerinin kurucusu Bağdat'lı bir haham olan Anan Ben David'dir. Tevrat tahrip edildiği için yeni bir mezhep kuran Ben David, şikayet üzerine hapse atılır. Cezaevinde oda arkadaşı, Hanefilik mezhebinin kurucusu İmam-ı Azam Ebu Hanefi'dir. Mezhebinin temelini oluştururken, ondan çok etkilendiği söylenir. Hz. İsa'yı ve Hz. Muhammed'i de peygamber olarak kabul ederler. İbadethaneleri (Kenesa) İslami motifler barındırır ve biz gibi ayakkabısız girerler. Tanrı'larına, diğer Yahudiler gibi Yehova değil, "Tengri" derler. Günümüzde, çeşitli coğrafyalara yayılmış olan Karay'ların Türkiye'deki temsilcileri Hasköy civarında yaşarlar. (Karaköy'ün adını Karay'lardan aldığı kabul edilir.) Sefarada mezarlığının bir köşesinde Karay'lara ayrılmıştır.

Litvanya'ya turistik/eğitim/iş ne amaçla giderseniz gidin, mutlaka ama mutlaka Trakai'ye uğrayın. Vilnius'a 25km mesafedeki bu yer zaten oldukça turistik. Müthiş bir gölü ve gölün ortasında da oldukça görkemli bir kalesi var. Kalenin içerisindeki müzedeki Türk & Müslüman izlerini de göreceksiniz zaten. Kaleden dönerken, köprüyü geçtikten sonra, solunuzda tursitik eşya satan yerler vardır. Sola doğru devam edin, 100-150 mt. sonra KYBYNLAR diye bir yer göreceksiniz. Merdivenlerden çıkın, oturun. Menüye bakın. Kendinizi Türkiye'deymiş gibi hissedeceksiniz. Bir kuzu kıbın söyleyin. Türkçe müzik eşliğinde karnınızı doyurun. Hesabı isteyin, 3-5 kuruş bahşiş bırakmayı unutmayın. Arkanızda bıraktığınız güzel anılarla, yeni maceralara yelken açın. Buyrun size bir Karay videosu:




24 Haziran 2011 Cuma

Litvanya'da Trafik

Geçen ay biz seçim arifesinde AKP'nin "Hayaldi gerçek oldu" temalı reklamlarında kamyon şoförü abimizin 3 geliş - 3 gidiş Bolu Tüneli hikayesini dinlerken,  Litvanya Dışişleri Bakan Yardımcısı Egidijus Meilunas bir panelde "Orta ve Doğu Avrupa zayıf ulaşım ağı yüzünden geri kalıyor, hızımız çok yavaş. Bu problemi çözmek için bir aksiyon almamız gerekir. Avrupa ortalamasının yarısı kadar demiryolumuz var. Kamyon/yol yoğunluğunda Avrupa Birliği'nin 2,5 kat gerisindeyiz. Bu tüm bölgenin sorunu. Vilnius'tan Varşova'ya kamyonlar 10 saatte gidiyor. 450 kilometre yolu arabayla 7 saatte gidiyoruz. Saatte 50-60 km hız, 21. yüzyıla yakışıyor mu?" gibisinden bir açıklama yaparak, Litvanya'nın kanayan yaralarıdan birine parmak bastı.

Öncelikle bilmeyenler için söyleyeyim, Litvanya dümdüz bir ülke, 50 metre yükseklikteki toprak birikintilerine "tepe" diyorlar. Yani, karayolu ve demiryolu inşaası bakımından oldukça avantajlı. Buna rağmen, Avrupa'nın ve de ülkemizin oldukça gerisinde. Hepi topu Konya'dan azıcık büyük olan ülkede bir yerden bir yere varmak ciddi anlamda sorun, vakit kaybı. Bunun en büyük nedeni ise dar yollar. Genelde yollar tek gidiş, bölünmüş yol oldukça az. (1,650 km normal yol, 300 km otoyol var.) Şehirlerarası yollar, genelde bomboş olsa da, her yere koydukları Elektronik Denetleme Sistemi veya kameralar nedeniyle hız yapmanız oldukça zor. Aman diyim, ilk defa gittiğiniz yollarda köklemeyin gazı. Şehirlerarası hız limiti genelde 90 olsa da, çoğu yerde 70. Hele herhangi bir yerleşim biriminin içinden geçiyorsanız 50'ye düşmeniz gerekiyor. (ki bunu yapın abi.). Ülkede genel olarak uzak-yakın kavramları bizimkinden çok farklı. Mesela benim için uzak 400 km'den başlarken, bir Litvan için 100km. uzak bir mesafe. Selektör'ün anlamı orada da aynı: "Polis, radar, vs. var. Dikkatli ol." Gündüz - gece farketmeksizin, farınız açık olsun. 10 Nisan - 1 Ekim arası yaz lastikleri (çivisiz), 10 Ekim - 1 Nisan arası ise kış lastikleri zorunlu. (zaten kışın normal lastik ile araba kullanmanız neredeyse imkansız. Biliyorum biliyorum bir Türk için trafikte imkansız yoktur.)

Şehir içi trafiğine gelirsek, unutmayın, öncelik her zaman yayalarda. Yani bir yaya geçidi varsa, ve bir yaya geçmek istiyorsa, yayanın geçişine izin vermelisiniz. Hızlı geçmeleri için korna ile falan taciz etmeye kalkmayın insanları, bırakınız sakin ve düzenli yaşamlarına devam etsinler. Kavşaklar ise bir Türk için tam anlamıyla muamma. Tüm ülkede toplasan 5 tane göbek var. Genellikle, şerit ayrımlarıyla dönüşler sağlanıyor. Yani diyelimki sola döneceksiniz, şeritinizin solunda yerinizi alıp, durup, beklemeniz gerekiyor, sonrasında da yol müsaitse geçiyorsunuz. Sakın demeyin ki "bu evrensel bir kural". Evet, evrensel ama ben daha Türkiye'de içten dönmeyen şoför görmedim. Litvanya'daysa içten döneni dövüyorlar, ona göre. Park olayı oldukça rahat. Şehirlerarası yolları daracık olan memleketin, şehiriçinde her sokak bir bulvar. Bazı yerlerde parkomatlar var, fiş almadığı için ceza yiyenini görmedim. Ama siz çarpılmayın. Efendi efendi verin bir kaç Litas, parkedin arabanızı. Buyrun size Litvanya'dan bir trafik videosu:




 

Air Baltic | İnişe Geçiyoruz

Hafta başından beri tüm Baltık'ların en çok konuşulan konusu Air Baltic'dı herhalde. 2010 yılını 18 Milyon Lats (25 milyon Euro) zararla kapatan şirkete ilişkin, Letonya'nın Ekonomi Bakanı Artis Kamparas'ın "her an batabilir" şeklindeki açıklaması, klişe deyimle, deprem etkisi yarattı. Önce Letonya'nın en büyük uçuş arama sitesi flysiesta.lv, sonrasında da Litvanya'nın greitai.lt sitesi Air Baltic uçuşlarını sistemlerinden çıkardıklarını açıkladılar.

Ağustos 1995 tarihinde Letonya hükümeti, SAS ve Baltic International USA şirketlerinin konsorsiyumu olarak faaliyete başlayan şirket, özellikle 2000 yılından sonra gerçekleştirdiği reformlarla, önemli bir büyüme kaydetti. 2001 yılına geldiğinde 1 milyonuncu yolcusunu taşıyan şirket, 5 yıl sonra, yani 2006'da yıl içerisinde 1 milyon yolcu başarısını yakaladı. Geçen yıl taşıdığı yolcu sayısı ise 3 milyonu aşan Air Baltic, bugün Taxi şirketinden tutun da GSM operatörlüğüne kadar bir çok alanda faaliyet göstermektedir. Gün itibarıyla, şirketin % 52,6'sı Letonya hükümetine, %47,2'si ise Baltic Aviation Systems şirketine aittir. Filosunda 34 uçak bulunduran Air Baltic, Riga, Vilnius ve Talinn'den diğer noktalara direk uçuş imkanı vermektedir.

2006 yılında yazdığı 4.3m Lat kar dışında, hemen hemen tüm yıllarını zararla kapatan şirketin normal şartlar altında çoktan kepenk indirmesi gerekirdi. Lakin, Air Baltic, Letonya ve de tüm Baltık'ların amiral gemisi durumunda. Özellikle, Letonya hükümetinin Riga'yı Baltık'ların transfer merkezi haline getirme projeleri de olası bir iflas durumunda yarım kalacaktır. Bu, şu anda Riga Havaalanı'nın işletmesini elinde bulunduran TAV için de istenmeyen bir durum olsa gerek. Öte yandan, 25 milyon Euro zararı yüzünden bir milletin havayolu şirketini kaderine terk etmesi de pek olası bir durum değil gibime geliyor. Ama ekonomi yönetiminin başındaki kişiden böle bir açıklama duymak, tüm kesimlerin dikkatini çekti ve başta tedarikçileri olmak üzere tüm iş ortaklarını tedbir almaya yöneltti. Fatmagül'ün Suçu Ne dizisinde bile koskoca Yaşarhan Holding'in 26 milyon Euro yüzünden batışına gülerken, Air Baltic'in haline şaşmamak elde değil. Geriye dönüp baktığımızda, benzer süreçleri Türk Hava Yolları'nın yaşadığını görebiliriz. Bugün ise THY, dünyanın neredeyse 200 noktasına uçan bir dev haline geldi. Bu hafta Avrupa'nın En İyi Havayolu seçildi. Yabancı arkadaşlarımızın eksiksiz hepsi THY'nın servis kalitesine hayran. Bu tecrübeler ortadayken, Letonya hükümetinin de biraz sabırlı davranmasını temenni eder, bir an önce capital injection ile şirketin üzerinden kara bulutları kaldırmasını dilerim.

Ki burada başka bir noktaya daha değinmek isterim. Air Baltic ile kişisel mazime baktığımda, bu şirketin iğrenç yeşili ve Fokker'ları dışında sevdiğim hiçbirşeyinin olmadığını görüyorum. Bizim Pegasus gibi low-cost (düşük maliyetli) ayağına takılıp, hele ki son zamanlarda, dudak uçuklatan fiyatlama yapmaktadır.. Eskiden 60 EUR'ya uçtuğunuz tek yön IST-VNO'ya şimdi 100 EUR'dan aşağıya fiyat çekmemekte. Bir de sezonda falan uçuyorsanız vay halinize. 15 EUR olan bagaj ücretini, 20 EUR'ya çıkardı. Bu parayı vermeyip de el bagajı taşımaya kalktığınızda, bagajınızı hem check-in esnasında hem de boardingde tartma çingeneliğini gösteriyorlar. Uçağın içerisinde tuvaletler hariç herşey ücretli. Tamam, isterse tuvaletleri de paralı yapsın. Ama, tekrarlıyorum Pegasus gibi RYNAIR olma iddialarında takılıp da, sadece uçak içi hizmetlerde RynAir gibi davranmak, fiyatlamaya gelince THY, Lufthansa ya da Qatar Airways ile yarışmak bana pek etik gelmiyor. Gel gör ki, güzide havayolu şirketimiz THY, dünyada yalnızca Vilnius'a uçmadığı için, bu adamlara mecbur kalıyorduk. Bakarsın şirketin batması bir boşluk yaratır da THY uçmaya falan başlar.

22 Haziran 2011 Çarşamba

Banknot Binası | Office Center '1000'

Litvanya'ya gider de Kaunas'a yolunuz düşerse, bu binayı görmeden dönmeyin derim. Taikos Caddesi 88 numarada yer alan yapı 2005-2008 yılları arasında RA Studija mimarlarından Rimas Adomaitis, Raimundas Babrauskas, Marius Siaurodinas ve Virgilijus Jočys tarafından müşterileri Univesa şirketi için tasarlanmış. 1924 tarihli 1000 Litas'dan esinlenerek tasarlanan binanın yapımında değişik boyutlarda 4500 parça cam kullanılmış. Hali hazırda 10 katlı bir ofis binası olarak, Kaunas'ın mimarisine renk katıyor. Kesinlikle görmenizi tavsiye ediyorum.

21 Haziran 2011 Salı

Litvanya | Alkol Tüketimi

Litvanya İstatistik Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, 2010 yılında kişi başına düşen alkol 11.3 litreyken, 15 yaş üzeri kişi başına düşen alkol tüketimi ise 13.3 litre olarak gerçekleşti. Bu rakamlar 2009 yılına göre sırasıyla 0.4 ve 0.5% daha fazla. (Türkiye'de 1.4 litre)

2010 yılında, Litvanya'da 9 milyon litre saf alkol üretilmiş. Toplam tüketim bir önceki yıla göre % 14 azalmış olsa da, kişi başına tüketim artmış durumda. Bunun en önemli nedeni ise düşük alkol oranlı içkilere yönelimin artmış olması. 7 milyon litre şarap ve vermut, 42 milyon litre cider ve 292 milyon litre bira üretilmiş. Litvanya'nın nüfusu 3 milyon. Yani neredeyse bir kişi bir yılda ortalama 100 litre bira içmiş demek. (Bu arada İstatistik Kurumu kişi başına düşen alkol litresini, saf alkol olarak hesaplamakta. Mesela 100 litre alkolün, istatistike yansıması 5  -biranın alkol oranının ortalama % 5 olduğunu varsayıyorum).

2010 yılı içerisinde, Litvanya'da alkol fiyatları bir önceki yıla göre % 1.1 artış göstermiş. Bira'nın fiyatı ise % 1.8  azalmış durumda. Bunda piyasaya yeni giren markaların da büyük etkisi var. Zaten bira ithalatı 2009'a göre % 74 artmış durumda. Bira piyasasında büyük oynayıp da, Litvanya pazarına girmeyen marka neredeyse yok diyebiliriz. Canım Efes'imiz de marketler de boy göstermekte. Hatta geçenlerde bir kampanyalarına rastgeldim. 1.20 Lt gibi birşeydi fiyatı. Millet kapış kapış alıyordu. Lakin ben önermiyorum. Rusya'dan geliyor. Türkiye'deki tadı yok. Yerel takılın abi. Svyturys, Utenos, Kalnapilis, Tauras, vs...

Alkole bağlı sağlık sorunlarına ilişkin olarak da Halk Sağlığı Merkezi'nin verdiği bilgilere göre 2010 yılı içerisinde 798 kişi alkolik psikozuyla ilk kez, 1100 kişi ise kronik alkolizm sebebiyle sağlık kuruluşlarına başvururken, şu an için Litvanya genelinde toplam 55,300 alkolik bulunuyor. Alkole bağlı nedenlerden ise 962 kişi 2010 yılında hayatını kaybetmiş...

İş Denetleme Kurumu'nun verdiği bilgilere göre ise, iş yerlerinde alkole bağlı olarak 38 kaza olurken, bunların 7'si ölümle sonuçlanmış.

Polis Departmanı'nın kayıtlarına göre alkol nedeniyle 528 trafik kazası meydana gelmiş -ki tüm kazaların 7 de 1'i-, 63 kişi ölmüş, 699 kişi de yaralanmış.

Litvanya gerçek manasıyla alkol ile bir savaş içerisinde. Birkaç örnek vermek gerekirse, akşam 10'dan sonra alkol satışı, parkta bahçede alkol tüketimi yasak. Öte yandan, gördüğüm kadarıyla Avrupa'da alkolün en ucuz olduğu ülkelerden birisi. Özellikle ülkemizdeki fiyatları düşünürsek, gerçekten çok ucuz. Maxima, Norfa, İki, bunlar Litvanya'nın en büyük 3 perakendecisi, ve her hafta alkol reyonunda indirimli ürünleri oluyor. Mesela 50 Litasa Jack Daniels, 15 Litasa Martini, 10 Litasa oldukça kaliteli şarap alabiliyorsunuz...

Neyse, efendim, yazımızı sonlandırırken, alkolün sağlığa zararlı olduğunu, alkollü trafiğe çıkmanın geri dönülmez sonuçlar doğuracağı uyarısını da vereyim. Ucuz diye bokunu çıkarmayın yani...Afiyet olsun.

P.S. Diğer ülkelerde durum nedir diye merak eden varsa, şurada konuyla ilgili bir haber var. Aşağıda da Dünya Alkol Kullanım Haritası'nı görebilirsiniz...

20 Haziran 2011 Pazartesi

Litvanya Tarihi

Litvanya tarihi MÖ. 7. yüzyıla dek uzanmaktadır. Bu tarihlerde, Litvan'ların kökeni olarak kabul edilen ilk Baltık kavimleri ortaya çıkmışlardır. 11. yüzyıla kadar, kendi hallerinde kabile hayatı süren bu toplumun ismi, ilk kez 1009 yılında yazılı kaynaklarda Litvanya olarak yer almıştır. (2009 yılında, Vilnius, Avrupa Kültür Başkenti'ydi. Aynı zamanda Litvanya'nın da 1000. yılı kutlanıyordu ülke genelinde). Aynı yıl, Gediminas Tepesi'ne (Gedimino Kalnas) ahşaptan bir kalenin inşa edildiği tarihi kaynaklarda yer alır.

1236 yılında Šiauliai şehri yakınlarında Livonyalı (Baltık Denizi'nin doğu kıyısında yaşayan topluluk) şövalyelere karşı yapılan Saulė Savaşı kazanıldı. Kabile reislerinin de  onayını alan Mindaugas 6 Temmuz 1253 tarihinde Litvanya Kralı olarak tacını giydi. (Halen bu tarih Litvanya'da resmi tatil olarak kutlanır. Kral Mindaugas Günü ve Cumhuriyet Günü). Mindaugas'ın krallığı sırasında Vilnius Katedrali inşa edilmiş olsa da, halkın büyük bir çoğunluğu hala pagandı.

1323 yılında Grand Dük Gediminas, Alman kökenli köylere mektup göndererek, esnaf ve zanaatkarlarını din özgürlüğü garantisiyle Vilnius'a davet etti. 1325 yılında, Gediminas, barışı tesis etmek adına kızı Aldona'yı Polonya Kralı'nın oğluna gelin etti. 1387 yılında Polonya ile imzalanan Krėva Antlaşmasıyla, Gediminas'ın torunu Jogaila, Polonya Prensesi Jadwiga ile evlenerek, Polonya Kralı olmuş ve Polonya-Litvan İmpratorluğu kurulmuştur. Güçlendirilen sınır güvenliğine rağmen, şövalye akınlarının sonu bir türlü gelmemiş, ve 1390 yılında çoğunlukla ahşap mimariye sahip Vilnius şehri yanmıştır. 15 Temmuz 1410 yılında yapılan Grunwald Savaşı'nda (Alman tarihinde Tannenberg, Litvan tarihinde Žalgiris olarak bilinir.) -ki bu ortaçağ Avrupa'sının gördüğü en görkemli savaşlardan birisidir- Cermen Şövalyeler, Jagaila ve Grand Duke Vytautas tarafından komuta edilen ordular tarafından büyük bir yenilgiye uğratılmışlardır. Savaş sonrası genişleyen imparatorluk sınırları 1430 yılında en geniş haline ulaşarak Baltık Denizi'nden Karadeniz'e kadar inmiştir.

Rönesans'ın Litvan kültürüne etkileri 1547 yılında basılan ilk Litvanca kitap ve 1549 yılında kurulan Vilnius Üniversitesi olmuştur. 1572 yılında sonlanan Joagila hanedanlığı, Litvanya'nın politik ve kültürel olarak marjinalleşmesine yol açmış, Lehçe ülkenin resmi dili olurken, 1558-1582 tarihleri arasında Rusya ve İsveç ile yapılan Livonya Savaşları, impratorluğun kaynaklarını tüketmiştir.

18. yüzyıl başlarında, İsveç ve Rus güçleri Vilnius'un kontrolünü ele geçirmeye çalışmış, ve bunların sonucunda Litvanya 1795 yılında Çarlık Rusyası'na katılmıştır. 120 yıl sürecek Rus işgali, 1812 yılında Napoleon'un Moskova'ya yaptığı başarısız sefer sırasında kısa bir kesintiye uğramıştır. Bu sefer sırasında Napoleon'un ordusundan 40 bin asker kıtlık ve aşırı soğuk nedeniyle Vilnius yakınlarında ölmüştür. Çarlık Rusyası'na karşı muhalif güçlerin yuvası olan Vilnius Üniversitesi 1831 Kasım İsyanı'nın ardından kapatışmıştır. Ruslaştırma politikaları Ortodox olmayan kiliselerin kapatılmasıyla devam etmiş, 1864 yılında Litvanca yasaklanmış ve ülke Kuzeybatı Bölgesi olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde, Latin harflerinin yasaklanması, Doğu Prusya'dan kitap kaçakçılığını artırmıştır. 1863 yılında gerçekleşen bir başka ayaklanma, Moskova'dan düzeni yeniden tesis etmesi amacıyla gönderilen "Cellat" lakaplı General Muravyov'un ayaklanma önderlerini astırmasıyla sonuçlanmıştır. Bunca baskı Litvan kültür ve geleneklerinde bir canlanmaya neden olmuş, 1883 yılında Jonas Basanavičius ilk Litvanca gazete olan Aušra'yı (Auszra ya da Türkçe Tan) yayınlamıştır.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan ülkede, Litvan Meclisi 16 Şubat 1918 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir. Almanların geri çekilmesinin ardından Polonyalı General Józef Piłsudski, Vilnius ve güneyini kontolü altına almış ve bu işgal 1939 yılına kadar devam etmiştir. Polonya, bu toprakların kontolünü, bölgenin savaş öncesi Polonya-Litvan İmpratorluğu'na ait olduğu savıyla devam ettirmiştir. Kaunas 1940 yılına kadar ülkenin geçici başkenti olmuştur. İki savaş arasında geçen bu sürede Litvanya milliyetçi diktatör Antanas Smetona tarafından yönetilmiştir.

23 Ağustos 1939 tarihinde Stalin ve Hitler arasında yapılan ve Avrupa'nın Hitler Almanyası ve Sovyet Rusya arasında pay edilmesini sağlayan gizli Molotov-Ribbentrop antlaşması, Litvan bağımsızlığının da sonunu getirmiştir. 1941-1944 tarihleri arasında Naziler ve onların Litvan iş birlikçileri 200 bin Litvan Yahudisi'ni katletmiştir. (Bu rakam toplam Litvak'ların -Litvan Yahudileri- % 94'ü). -Bundan dolayı hala Litvanlar suçlanmakta ve Yahudi troykasının hedefi haline gelmektedir. Neredeyse 300 yıl işgal altında kalan bir ulusu, üç-beş kendini bilmezin yüzünden soykırım ortağı olarak ilan etmek, Ruslara ve Almanlara karşı isyanlarda hayatını kaybeden, Sibirya'ya sürülen Litvan'lara büyük haksızlık olacaktır.- Kızıl Ordu'nun dönüşü ise 7 Temmuz 1944 tarihinde Litvanya'nın SSCB'ye katılmasıyla sonuçlanmış ve 1940 öncesi başlayan Sibirya'ya sürgün politikası 250 bin Litvan ile devam ettirilmiştir. Bunlara karşın, Litvan partizanlar (Orman Kardeşleri ya da Litvanca ismiyle Miško Broliai), 1953 yılına kadar gerilla savaşını sürdürmüşlerdir. Rus işgaline karşı protestolar durmadan devam etmiş, 14 Mayıs 1972 yılında 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Romas Kalanta kendini yakmış ve hayatını kaybetmiştir.

1988 - 3 Haziran'da entelijansiyanın 500 temsilcisi tarafından Litvanya reform hareketi Sąjūdis kurulmuştur. Yine aynı yılın 23 Ağustos'unda Molotov-Ribbentrop Antlaşması'nın 49. yılını protesto etmek amacıyla Vilnius'ta 250 bin insan bir araya geldi. 7 Ekim'de de Gediminas Kalesi'nde Litvan Bayrağı dalgalanmaya başlandı.

1989 - 16 Şubat'ta Litvan Bağımsızlık Günü kutlandı. 23 Ağustos'ta 2 milyondan fazla Litvanyalı, Letonyalı ve Estonyalı vatandaş, Molotov-Ribbentrop Antlaşması'nın 50. yılını protesto etmek amacıyla Tallinn'den Vilnius'a 650 kilometrelik bir insan zinciri oluşturdular (Baltijos Kelias).

1990 - 11-13 Ocak tarihlerinde Mikhail Gorbachev'in Vilnius'a yaptığı ziyaret sırasında bağımsızlık yanlısı 300 binden fazla gösterici Gorbachev'e "Holgeldiniz(!)" dedi. 1940'dan bu yana yapılan ilk serbest seçimlerde, bağımsızlık yanlısı Sąjūdis'in adayları çoğunluğun oyunu aldı. 11 Mart 1990 tarihinde, Yüce Konsey (yani şimdiki Parlemento, Litvanca adıyla Seimas) Litvanya'nın bağımsızlığını ilan etti ve Rus kuvvetlerinden geri çekilmelerini istedi. Dr. Vytautas Landsbergis, Meclis Başkanı olarak seçildi. 17 Nisan'da Moskova, Litvanya'ya karşı ekonomik abluka başlattı.

1991 - 13 Ocak'ta Sovyet kuvvetleri Parlemento Binası'na başarısız bir saldırıda bulundu. Dışarıda toplanan kalabalık, askerlerin meclise girişine engel olarak, vekillerin güvenliklerini sağlasalar da, Televizyon Kulesi'nde 14 sivilin ölmesi engellenemedi. 12 Şubat'ta İzlanda, uluslararası platformda Litvanya'yı tanıyan ilk ülke oldu. 31 Temmuz'da Medininkai'de sınır kontolü yapan koruma ve polislerden 7 tanesi Sovyet Özel Kuvvetleri'nce katledildi. 21 Ağustos'ta Sovyet kuvvetleri Ocak ayından bu yana işgal ettikleri binalardan çekilmeye başladılar. Vilnius Lukiškių Caddesi'ndeki Lenin heykeli yerinden söküldü. İsveç, Vilnius'ta temsilcilik açan ilk batılı devlet oldu. 17 Eylül'de, 3 Baltık ülkesi, Birleşmiş Milletler'e yeniden kabul edildiler.

1992 - 8 Şubat'ta, Litvanya 1928'den bu yana ilk kez kendi bayrağıyla Fransa'daki Kış Olimpiyatları'na katıldı.

1993 - 25 Haziran'da, Litvanya'nın bağımsızlık öncesi para birimi Litas yeniden kullanıma sunuldu. 31 Ağustos'ta son Rus askeri de Litvanya'yı terk etti. 4-8 Eylül 1993 tarihleri arasında Papa II. Jean Paul ülkeyi ziyaret etti.

1994 - Aralık ayında, Vilnius Old Town (Eski Şehir), Unesco Dünya Miras Listesi'ne alındı.

1998 - 4 Ocak'ta, 1944 yılında Litvanya'dan kaçan, ve Chicago'daki Çevre Koruma Ajansı'nda üst düzey yetkili olarak görev yapan Valdas Adamkus cumhurbaşkanı olarak seçildi. 21 Aralık'ta Avrupa Birliği'nden gelen uluslararası baskılar neticesinde Meclis, ölüm cezasını kaldırdı.

1999 - 13 Aralık'ta, Avrupa Birliği ve Litvanya arasında 2004 yılında sonuçlanması planlanan müzakere süreci başlatıldı.

2000 - Sidney Olimpiyatları'nda, Litvanya 2 altın ve 3 bronz madalya kazanırken, basketbol takımı finalde Amerikan Dream Team'e bir kaç sayı ile kaybederek altın madalya şansını kaybetmiştir.

2001 - 23-27 Haziran tarihleri arasında Dalai Lama, Vilnius ve Kaunas'ta birçok yeri ziyaret etti.

2002 - 2 Şubat'ta Litas, Avrupa Birliği üyelik süreci dolayısıyla, Euro ve Dolar'a sabitlenirken, 9 Ekim'de AB üyeliğine, 22 Kasım'da ise NATO üyeliğine kabul edildi. (müzakereler sonuçlandırıldı).

2003 - 5 Ocak'ta yapılan seçimlerde Adamkus koltuğunu sağ kanat temsilcisi Ronaldas Paksas'a bıraktı. 10-11 Mayıs tarihlerinde yapılan referandumda Litvan halkı Avrupa Birliği'ne "Evet" dedi.

2004 - Ocak-Nisan ayları arasında Cumhurbaşkanı Paksas hakkında çıkan söylentilerin ardından, Paksas Litvan anayasası ve yeminine karşı gelmekten suçlu bulundu. (Bir Rus işadamına rüşvet karşılığı vatandaşlık vermek). 2 Nisan ve 1 Mayıs'ta, Litvanya sırasıyla NATO ve AB'ye tam üye oldu. 27 Haziran'da 77 yaşındaki Adamkus, yeniden cumhurbaşkanı seçildi. Cumhurbaşkanının korumlarından biri olan Virgilijus Alekna Temmuz ayında düzenlenen Atina Olimpiyatları'nda disk atmada altın madalya kazandı. 31 Aralık'ta , Ignalina Nükleer Santrali'ndeki iki Rus yapımı RBMK reaktörlerinden birisinin çalışması durduruldu.

2005 - 13 Aralık'ta Paksas, hakkındaki suçlamalardan aklandı. (tabi bu süreç içerisinde NATO ve AB üyelikleri tamamlanmış, nükleer tesisler kapatılmaya başlamış, Amerikan yörüngesindeki Adamkus tekrar başkan seçilmişti. Apaçık biçimde Batı'nın Litvanya'yı Rus etkisinden arındırma projesi Paksas etkisi de ortadan kaldırılarak başarıyla sonuçlandırılmış oldu.)

2006 - 16 Mayıs'ta Litvanya, Avrupa Birliği ülkeleri arasında Euro'ya kabul edilişi reddedilen ilk ülke oldu. (yüksek enflasyon nedeniyle) 13 Mayıs'ta Başbakan Algirdas Brazauskas ve koalisyon hükümeti, kabinedeki iki bakanın yolsuzluk iddiaları nedeniyle istifa etti.

2007 - 28 Kasım'da Cumhurbaşkanı Valdas Adamkus, European Voice gazetesi tarafından Yılın Avrupalısı ödülüne layık görüldü. 21 Aralık'ta Litvanya, Schengen Bölgesi'ne dahil oldu.

2008 - Haziranı ayında, Nazi ve Sovyet sembolleri yasa dışı ilan edildi. Ağustos'ta Çin'de düzenlenen Pekin Olimpiyatlar'ında halkın gözü basketboldayken Edvinas Krungolcas ve Andrejus Zadneprovskis pentatlonda sırasıyla gümüş ve bronz madalya kazandılar.

2009 - Litvanya, isminin ilk kez yazılı metinlerde yer almasının 1000. yılını kutladı. 17 Ocak'ta ülkenin milli havayolu flyLAL 90 milyon Lt borcuyla batarken, 12 Temmuz'da, Demir Lady lakaplı Dalia Grybauskaitė, ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı olarak seçildi. 31 Aralık tarihinde Vilnius kötü geçen Avrupa Kültür Başkentliği serüvenini tamamlarken, Ignalina Nükleer Santrali de faaliyetlerini sonlandırdı.

2010 - 11 Mart'ta Sovyet'lerden kazanılan bağımsızlığın 20. yılı kutlandı. 19 Mayıs'ta, Klaipėda'da bir mahkeme Gamalı Haç'ın, Nazi sembolü değil Litvan mirası olduğu gerekçesiyle kullanımını serbest bıraktı. 26 Haziran'da Litvanya'nın komünist rejim altındaki son Sekreteri ve bağımsız Litvanya'nın ilk cumhurbaşkanı Algirdas Brazauskas kansere yenik düştü. 12 Eylül'de ülkemizde düzenlenen Dünya Basketbol Şampiyonası'nda Litvanya, Sırbistan'ı 99-88 yenerek bronz madalyanın sahibi oldu.

19 Haziran 2011 Pazar

EuroBasket Women | Türkiye 58 - Litvanya 64

2011 FIBA Kadınlar Avrupa Şampiyonası’nın ilk gününde Litvanya ile karşılaşan Milli takımımız, çok kötü başladığı karşılaşmada son bölümde toparlandı fakat bu performans galibiyet için yeterli olmadı. Farkın bir ara 17 sayıya kadar çıktığı karşılaşmanın son bölümünde üç kısalı beşle oyuna tutunan ve farkı tek haneye çeken Potanın Perileri, özellikle son bölümde rakipten ziyade zamanla savaştılar. İlk yarıdaki kötü performansımızı 15 civarı bir farkla cezalandıran Litvanya da maç boyunca bu avantajını koruyarak parkeden 64-58 galip ayrıldı ve turnuvaya galibiyetle başlamış oldu.



Türkiye (58): Tuğba Palazoğlu 4 (2 ribaund- 2 asist), Seda Erdoğan, Birsel Vardarlı 6 (3 ribaund- 2 asist), Nevin Nevlin 4 (4 ribaund- 2 asist), Gülşah Akkaya, Işıl Alben 6 (3 ribaund), Nevriye Yılmaz 17 (3 ribaund- 1 asist), Yasemin Horasan 4 (4 ribaund), Şaziye İvegin 15 (5 ribaund- 4 asist), Bahar Çağlar 2 (5 ribaund- 1 asist)

Litvanya (64): Milda Sauliute (3 ribaund- 1 asist), Marina Solopova 5 (2 asist), Ausra Bimbaite 10 (4 ribaund- 2 asist), Agne Abromaite 9 (5 ribaund- 1 asist), Rima Valentiene 6 (1 ribaund- 1 asist), Gintare Petronyte 15 (6 ribaund- 1 asist), Giedre Paugaite 2 (1 ribaund), Sandra Linkeviciene 11 (8 ribaund- 3 asist), Egle Sulciute 6 (4 ribaund- 2 asist)

18 Haziran 2011 Cumartesi

EuroBasket 2011 | Official Song

Litvanya'da bu yazın sonunda düzenlenecek turnuvanın resmi şarkısı da belli oldu. Marijonas, Mantas ve Mia üçlüsünün seslendirdiği şarkı ve klibi aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Liriklerse videodan sonra:






I feel it coming
From my head to my feet
I see the people going crazy on the streets
Tonight
Let me take you for a holiday, that you won’t forget
(for a holiday you will not forget)

And if you’re ready
For a foreign affair
The drums are beating
And the flags are rising up into the air
(Aidi aidi)
You don’t miss it boy, if you hate regrets

So Gimme a high five
For now is the time to celebrate
Time for a game
Time for a fame
Time for a marching parade
We’re kicking a party
And I know it’s just gonna be great
Time for a game
Time for a fame
Time for a marching parade
Joy parade

I don’t care what your name is
I don’t give a damn what your team is
Let’s make some noise start shaking the hall
Celebrate celebrate basketball

Who’s gonna cry about losing
Raise your glass it’s time for a bruising
Let’s raise some hell start breaking the walls
Celebrate celebrate all night long

Hey, can you see
Fireworks in the sky
Hey, do you feel
We beat the drums the flags are flying high
I wanna scream from the top of my lungs
That i’ll be there
Yes we”ll be there


EuroBasket ile ilgili diğer haberlere ise bu linklerden ulaşabilirsiniz:

http://litvanya.blogspot.com/p/eurobasket-2011.html

http://litvanya.blogspot.com/2011/02/eurobasket-2011.html

http://litvanya.blogspot.com/2010/11/2011-avrupa-basketbol-sampiyonas.html

15 Haziran 2011 Çarşamba

Litvanya'da Fiyatlar

Son zamanlarda, Erasmus'a gidecek arkadaşların da bütçelerini oluşturmaya çabalamalarının etkisiyle de, bu konuyla ilgili çok soru almaya başladık. Dilimiz döndüğü kadarıyla, Litvanya'da yaşamın maliyetini aktarmaya çalışalım.

Öncelikle şunu söyleyeyim, Litvanya ile Türkiye'de fiyatlar paralel. Aradaki tek fark kur. Yani, Litvanya'da bir mekanda içeceğiniz bira 6 Litas iken Türkiye'de de bu civarlarda. Ama bizim paramız Litas'tan bir buçuk kat daha değerli olduğu için, TL kazanıp, LT harcayan biri için Litvanya Türkiye'ye göre bir buçuk kat daha ucuz diyebiliriz.

Önce konaklamaya bakalım. Otel fiyatlarını falan es geçiyorum. Kiralardan bahsedersek, Vilnius'ta 2 kişinin paylaşabileceği oldukça eski bir dairenin fiyatı 600 Litas'tan başlıyor. Binası oldukça eski, içi dekore edilmiş bir daire ise 800-900 Litas. Yeni bina bulmanın oldukça güç olduğu şehirde, bu tür evlerin fiyatları ise 1200 Litas civarında. Kiranın dışında, en önemli gider kalemi şüphesiz ısınmadır. Özellikle kış aylarında 400 Litas ödeyeceğiniz aylar olacaktır. Planlamanızı lütfen buna göre yapın. Elektrik & su içinse 100 Litas ödersiniz. İnternet, Dünya'nın en hızlılarından biri olup, aynı zamanda en ucuzu neredeyse. 30 Litas'a, cillop gibi bağlantı satın alabilirsiniz.

Gelelim ulaşıma. Yine Vilnius için konuşursak, otobüs bileti, içeride şoförden aldığınız zaman 2.5 Lt, kiosklardan alırsanız % 20 daha ucuz. Haftaiçi geçerli aylık paso 75 Lt, haftasonu da dahil geçerli olan 85 Lt. Şehirlerarası ulaşımsa Türkiye'den biraz farklılık gösteriyor. Ortalama 1 saat yol için 15 Litas ödüyorsunuz.

Marketlerde meyve & sebze fiyatları Türkiye'ye göre biraz yüksek. Diğer ürünler ise, hemen hemene aynı, yani 5 Lira'ya aldığını tuvalet kağıdı orada 5 Lt. Et Türkiye'ye göre oldukça ucuz. Hele bir de domuz falan yiyorsanız, proteine boğarsınız kendinizi.

Restaurant, cafe, bar, vs. gibi yerlerdeki fiyatlara gelirsek. Mc Donalds, KFC falan Türkiye'deki menu fiyatlarıyla aynı. Ama ben oraya gitmişken, buralara gitmenizi tavsiye etmem. Litvan'ların kendi fast-food zincirlerine takılın. (Cilli, Forto Dvaras, Pizzeria, Can Can, vs.) Yazının başında söylediğimiz gibi, bira 6 Lt. (Ben şu ana kadar bu tip orta sınıf mekanlarda en pahalı birayı Broadway diye canlı müzik yapan bir mekanda içtim, o da 8 - 10 Lt.). Büyük boy margarita pizza, 10 Litas, ama içerisinde birşeyler daha olsun isterseniz 20 Litas. Beef steak'ler 25 Litas.

Durumlar böyle...Derinlere inip, süt fiyatı falan merak eden arkadaşlarımız olursa, onlara ayrıca yardımcı oluruz. Burada yazanların dışında tecrübeleriyle bizi aydınlatacak arkadaşların da yorumlarını bekleriz.

Haa unutmadan, bahşiş Litvanya'da geçerliliğini hala korumakta, ödediğiniz hesabın % 10 unu bahşiş olarak bırakmakta beis görmeyin de çalışanlar da sebeplensin.

10 Mayıs 2011 Salı

Western Union

Western Union aracılığıyla Türkiye'den Litvanya'ya, ya da Litvanya'dan Türkiye'ye nasıl para gönderileceğini anlatmak için açmadım bu başlığı. Hikaye çok daha farklı. Ama madem konumuz Western Union, kısaca para transferini de anlatalım. Litvanya genelindeki bütün HansaBankas şubelerinden USD (Amerikan Doları) transferi yapabilirsiniz, LTL (Litas) içinse PTT (Lietuvos Pastas) şubelerini kullanabilirsiniz.

Şimdi gelelim asıl haberimize. 5 Mayıs itibarıyla, Western Union'un Avrupa Bölgesi Operasyon Merkezi Vilnius'ta çalışmaya başladı. Güçlü teknoloji altyapısı ve kalifiye iş gücü ile, Western Union'a evsahipliği yapacak olan Litvanya, hali hazırda Barclays Bank'ın da operasyon üssü durumunda. İlerleyen günlerde, buna benzer yatırımların artacağı yönünde sinyaller gelmekte.

Neyse, Western Union'ın bizi ilgilendiren tarafı ise oldukça ilginç. 1 Eylül 2010'dan bu yana şirketin başında bir Türk var. CEO Hikmet Ersek, 1999'dan bu yana çalıştığı şirketin artık en tepesinde. Avusturya Lisesi mezunu olan Ersek, Viyana Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun olduktan sonra Master Card ve GE'de çeşitli görevlerde yer aldıktan sonra Western Union'a Güney Avrupa Bölge Başkan Yardımcısı olarak katılmıştı. Yani, CEO'lar klübünde Muhtar Kent yalnız değil. Maalesef, Ersek de Kent kadar medyatik değil.

Litvanya ve Nükleer Tehlike

Bugünlerde ülkemizde yaşanan nükleer tartışmaların benzerleri bizimle eşzamanlı olarak Litvan coğrafyasında da tartışılmaktadır. Boyutları, ekseni ve tarihi biraz farklı olsa da, Litvanya'nın nükleer tartışmasından, ülke olarak bizim de bir takım çıkarımlar yapmamız gerekiyor.

Litvanya, bizim aksimize nükleer enerji ile yeni tanışacak bir ülke değil. Hali hazırda 31 Aralık 2009 tarihinde faaliyetlerine son vermiş olsa da, Litvanya sınırları dahilinde bir nükleer santral mevcut. Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde en büyük pazarlık konusundan biri olan Ignalina santrali, Sovyetler döneminden kalmış olmakla beraber, Dünya'da Rusya hariç, Çernobil tarzı santrallerden sonuncusuydu. Enerjisinin % 70'ini bu santralden alan Litvanya, nükleer enerji üretiminde Fransa'nın ardından ikinci sırada yer alıyordu. Avrupa Birliği'nin yoğun baskıları sonucunda Ignalina Nükleer Santrali'nin faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalan Litvanya, şimdi yeni bir santral yapmanın arayışında. Bu arayışında da komşuları kendisini yalnız bırakmadı. Rusya Kaliningrad'a bir santral yapmayı planlarken, Belarus'da kendisine Litvanya sınırına yakın bölgedeki Ostrovets'i seçmiş durumda. Fukuşima'da yaşanan felaketin ardından, ülkelerine yapılacak yeni santralin yanısıra komşularının santral planlarını da protesto etmek isteyen Litvanlar protesto gösterileri yapmaya devam ediyorlar. Öte yandan Litvanya Başbakanı Andrius Kubulius da Visaginas'a yapılacak yeni santralin inşaası konusunda her ne kadar isim vermese de, ihalenin Amerikan şirketi US Westinghouse'a kalacağı yönünde sinyaller verdi.

14 Nisan 2011 Perşembe

Kerry Demirci Röportaj | Hürriyet

‘Çocuklar Duymasın’ dizisinde Alex karakterini canlandıran Kerry Demirci Litvanyalı ve daha 21 yaşında. 17 yaşında ülkesinde güzellik kraliçesi seçilince hayatı değişti. Önce modellik yapmak için Türkiye’ye geldi. Sonra aşık olup bir Türk’le evlendi ve müslüman oldu. İşte çok konuşulan Kerry Demirci’nin gerçek hikayesiLitvanya’da nasıl bir hayatınız vardı?
- Başkent Vilnius’ta doğdum. Annem biyoloji öğretmeni, babam mimar. Üç kardeşiz. Güzel bir çocukluk geçirdim. İlk ve ortaokul yıllarında okul korosundaydım. Çalışkan bir öğrenciydim. Liseyi orada bitirdim. Türkiye’ye de lise yıllarımda iki kere yaz tatili için gelmiştim.

Güzelliğinizi ilk nasıl keşfettiniz?
- Çok büyük bir güzelliğim olduğunu düşünmüyorum. Ama 17 yaşındayken Litvanya güzellik yarışmasında birinci olmamla her şey başladı diyebiliriz.
Sonra neler oldu?- En büyük hayalim iyi bir diş doktoru olmaktı. Ama modellik teklifi aldım. Tabii bu arada eğitimi bırakmadım. Hala Litvanya’da psikoloji okuyorum. Birinci sınıftayım. Açık öğretim sisteminde eğitim veriliyor; sadece sınavlar için gidiyorum.

Litvanya’nın aranan mankenlerinden miydiniz?
- Orada mankenlik mesleği popüler değil. Eğer bu işi yapacaksınız ajansınız sizi başka ülkelere yönlendiriyor. Beni de Türkiye’ye yönlendirdiler.
Oyunculuk hikayeniz nasıl başladı?- Shine ajanstan Akif Çalgın bana yardımcı oldu. Birol Güven’le görüşmeye gittik. ‘Çocuklar Duymasın’daki Alex rolüne başladım. Oyunculuk bana çok zor gelmedi. Yönetmen de beğendi. Bundan sonra da oyunculuk yapmayı düşünüyorum.

Alex nasıl bir karakter?
- Hollandalı, eğlenceli bir öğrenci kız. Erasmus programıyla Türkiye’ye geliyor. O da benim gibi çok gülen ve meraklı bir kız.
İLK GERÇEK AŞKIMLA EVLENDİM

Burada kalmanızı aşk sağlamış, doğru mu?

- Evet.

Size ülkenizi değiştiren aşk çok büyük olmalı?
- Kesinlikle. Eşim Serdar’la dört yıl önce bir şekilde tanıştık. Ve bir yıl önce evlendik. Böylece Karolina Kazlauskaite olan soyadım Demirci oldu. Aslında özel hayatımla ilgili konulara çok fazla girmek istemiyorum.

Neden?
- İşte burada kaldım ve şimdi de mutluyum.

Serdar Bey’le 17 yaşında tanışıyor ve sonra da evleniyorsunuz. İlk aşkınız kaç yaşındaydı?
- Öncesinde çocukça şeyler yaşandı. Ama ilk gerçek aşkım eşim oldu.

Merak ediyorum Serdar Bey’in nesi sizi bu kadar etkiledi? Örneğin esmer bir adam mı?
- Bazı kızlar “Mavi gözlü, sarışın erkekleri severim” diyor. Ben bu tip kriterlere inanmıyorum. Bence fiziksel özellikleri değil karşınızdakini her şeyiyle bir bütün olarak seviyorsunuz.

Çocuğunuz var mı?
- Yok. Zaten daha 21 yaşındayım ve çok gencim. Hedefim işimde başarılı olmak.

Din değiştirdiniz mi?
- Evet, evlenmeden önce Müslüman oldum.

Sık sık dua eder misiniz?
- Bazen...

Din değiştirmenizi eşiniz mi istedi, sizin tercihiniz miydi?
- Bunları konuşmak istemiyorum, bende kalsın!
LİTVANYALI VE TÜRKLER BİRBİRLERİNİ BEĞENİYORLAR

Türkiye’ye geldiğiniz ilk zamanlar çok yalnızlık çektiniz mi?
- Türkiye’de yaşayan 30’a yakın Litvanyalı kız var.

Nereden buldunuz onları?
- İnternette aradım. Hepsi de Türkiye’de evlenmiş. Sık sık biraraya geliyoruz.

Demek Litvanyalı kızların Türk erkeklerine bir zaafı var?
- Sanırım bu dediğin şey var. Ama Türk erkekleri de demek ki Litvanyalı kızları beğeniyor.

Litvanya’dan buraya geldikten sonra bizim kültürümüzde en çok sizi neler şaşırttı?
- Sokaktaki insanların bakışlarından benim ilk görüşte yabancı olduğumu anladıklarını hissediyorum. Herhalde sarışın mavi gözlü olduğum için herkes bana bakıyor. Ayrıca Litvanya’da belki de havalardan dolayı insanlar da daha soğuk. Burada insanlar daha arkadaş canlısı. Bir de burada trafik problemi var. Litvanya’da arka arkaya beş araba dursa trafik var diye panik oluyorlar.

Türkçeniz hiç fena değil. Dört yıl önce ilk öğrendiniz kelimeyi hatırlıyor musunuz?
- Türkçe’yi hiç bilmiyordum. Buraya geldikten sonra ilk “Tamam” demesini öğrendim. Sekiz ay kursa devam ettim.
SEKSİ KADIN ETİKETİ HOŞUMA GİTMİYOR

Güzellikle ilişkiniz nasıl?

- Bana “Çok seksisin” falan diyorlar. Ama bu benzetmeleri sevmiyorum. Seksi kadın etiketi hoşuma gitmiyor.

Neden bu bir iltifat değil mi?
- Çünkü kendimi öyle hissetmiyorum. Ayrıca seksi olmadığımı da biliyorum. İçimde gayet normal ve sevimli bir kız var.
Siz bu benzetmeyi sevmeseniz de ben soracağım... En çok konuşulan bacaklarınız. Hep beğenilir miydi Türkiye’de mi bu kadar ilgi gördü?- Bence bunla kimse ilgilenmiyor. Bu yüzden çok konuşmak istemiyorum.

Ölçüleriniz 90-60-90’mı?
- 85-61-91 ölçülerim! 1.72 boyundayım. Bu yüzden daha çok fotomodellik yapıyorum.

Hiç estetiğiniz var mı?
- Hayır.
Fiziksel olarak annenize mi babanıza mı benziyorsunuz?- Annem sarışın, sanırım ona daha çok benziyorum.Litvanyalı kadınların hepsi sizin gibi midir?- Güzel kadınlar var ama hepsi öyle aman aman güzel değil. Erkekleriyse yakışıklı sayılmaz.

HİÇ EKMEK YEMİYORUM

* Formumu korumak için hayatımda her zaman spor oldu. Haftada en az 4-5 kere spor salonuna gidiyorum.
* Yediklerime çok dikkat ediyorum. Haşlanmış tavuk ve sebzeyi çok yiyorum. Sağlıklı sebze ve tavuklu çorbalar yapıyorum. Zamanım varsa harika suşiler de yaparım.
* Ekmek hiç yemiyorum. Türk yemekleri çok güzel ama çoğundan uzak duruyorum.
* Türkiye’de birçok şehri gezdim. İzmir ve İstanbul’u çok beğeniyor ve seviyorum. İstanbul’da en sevdiğim yer Bebek.
* Modayı takip etmeyi seviyorum ama sürekli alışveriş yapmıyorum.
* En zayıf noktam makyaj malzemeleri ve parfümler. Makyajı da çok abartmadan yapmayı tercih ediyorum.

Röportajın linki

http://bit.ly/geXnYh

Ayrıca ben de iki şey ekleyeyim:
  1. Ablamızın gerçek ismi Karolina Kazlauskaite (Demirci). Şu an bu adı kullanıyor.
  2. Bu da kocasıyla düğün resimleri: (röportajın başındaki foto da kocası ile birlikte)

24 Mart 2011 Perşembe

Litvanya'daki Televizyon Kanallari

Hali hazirda Litvanya'da yayinda olan, irili ufakli 30 civarinda televizyon kanali mevcut. Bunlardan 5 tanesi buyuk olmakla beraber, listemizde Discovery, Travel, National Geographic, MTV, Eurosport gibi hemen hemen her ulkede paket yayin yapan televizyon kanallarina ve bolgesel yayinlara yer vermiyoruz.

(Asagidaki resimde de 5 buyuk kanalin 1 Nisan 2011 programini bulabilirsiniz)


En buyuk 5 kanal:

  1. LTV (Devlet)
  2. LNK
  3. TV3
  4. BTV
  5. Lietuvos Rytas TV
Diger kanallar:
  • TV 6
  • TV 1
  • LTV 2 (Devlet)
  • Sport 1
  • MVTV
  • XXI Kanalas
  • INIT
  • Balticum TV
  • Pukas TV
  • 1 Baltijos Kanalas
  • RTR Rosija
  • Ren Baltija
  • NTV MIR

23 Mart 2011 Çarşamba

Litvanya'da Benzin Fiyatlari

Bugun itibariyla Litvanya'da benzin fiyatlari resimdeki gibidir. En ustte 95 oktan, ortada dizel ve en altta da LPG'nin fiyatini gorebilirsiniz. Fiyatlar Litas'tir. 


Bugun itibariyla 1 Litas = 0.64 Lira. Yani:


95 oktan benzin, 2.93 TL; 
Dizel 2.80 TL; 
LPG ise 1.45 TL.

10 Mart 2011 Perşembe

Trabzon'a Uçak Kaçıran Litvan

Milliyet gazetesinin güzel bir uygulaması varmış, ben de bugün keşfettim, yayınlanmaya başladığı günden bu yana, tüm küpürleri dijital ortama atmışlar, üye olup günde 200 küpür görüntüleyebiliyorsunuz. Search kısmı henüz çok sağlıklı çalışmıyor, ama yine de oldukça başarılı. Neyse, ben burada Litvanya ile ilgili haberleri arattım. İlerleyen zamanlarda sık sık, bu aramalara refer edeceğim. Çünkü oldukça güzel şeyler var. Ama ilk konum oldukça ilginç. 1970 yılının Ekim ayı, Gürcistan'dan kalkan bir uçak, çok geçmeden Trabzon'a acil iniş yapıyor. Uçak kaçırma vakası. Litvanyalı Pranas Brazinskas ve oğlu Algirdas, uçağı kaçırmaya yeltenmişler, ve direnen bir hostesi de vurmuşlar. Baba-oğul uçağı Trabzon'a indirtmeyi başarmış. Sonrasında Türk yetkililer olaya el koymuş, savcı uzun bir süre olayın siyasi mi yoksa adli bir vaka mı olduğunu anlamaya çalışmış. (burada aslolan devam etmekte olan Soğuk Savaş. Türkiye, her ne kadar tarafını belli etmiş olsa da, basit bir mülteci olayı yüzünden, Rusya gibi bir devle papaz olmak istemiyor.) Herneyse, iddaname hazırlanıyor, dava Ankara'da görülüyor. Tüm dünya medyasının ilgisi büyük. Adam duruşmalarda mesleği sorulduğunda "profesyonel anti-komunistim" diyor. O sıralarda faal olan Litvanya Kurtuluş Yüksek Komitesi'nde gizli görevi olduğunu, Özbekistan'a sürüldüğünü, ve şoförlük yaptığını falan anlatıyor. Neyse efenim, gel zaman git zaman, dava sonuçlanıyor, baba-oğul hafif cezalar ile kurtuluyorlar. Daha sonra da Amerika'ya sığınıyorlar. Buraya kadar, Sovyetler zamanında binlercesine ve daha trajiklerine sebep olan bir mülteci hikayesi dinlediniz. Olayın bundan sonrası ise kaderin "cilve"si kategorisinde başrole aday. Litvan kaynaklara göre, bu baba-oğul, 30 yıl boyunca mutlu mesut, stresten sıkıntıdan uzakta hayatlarını devam ettirirlerkene, miras ve mal paylaşım kavgasına düşerler, ve oğlu babasını öldürür. Yalan dünya. Olay benim için oldukça ilginçti, sizlerle de paylaşmak istedim. Tarihe bir başka not daha.

7 Mart 2011 Pazartesi

2011 Nüfus Sayımı

Litvanya'da 1 Mart itibarıyla nüfus sayımı başladı. Litvanya'da yaşayan vatandaşlar 14 Mart'a kadar, online olarak form doldurabilecekler. Cumhurbaşkanı Dalia Grybauskaite, internet üzerinden formu dolduran ilk kişiydi. Yaptığı açıklamada:
"Uzun zamandır, burada ne kadar insan olduğunu, ne olduğumuzu, eğitim durumumuzu, ne işle uğraştığımızı bilmiyorduk. Sayım sonucunda, ne olduğumuzu ve neye ihtiyaç duyduğumuzu öğreneceğiz" dedi.

1 Mart - 14 Mart tarihleri arasında online formu doldurmayanlar ise, memurlar tarafından 5 Nisan - 9 Mayıs tarihleri arasında ikamet adreslerinde sayılacaklar. 5,899 memur, doğum tarihi, medeni hal, uyruk, adres, eğitim durumu, iş, maaş, vs gibi detayları içeren 29 soruluk paketi, katılımcılara yöneltecekler.

En son sayımın 2001 yılında yapıldığı Litvanya'da 10 yıl sonra yapılan sayımın sonuçlarının eylül ayında açıklanması planlanıyor.

Litvanya İstatistik Kurumu'nun (Statistikos departamentas) açıkladığı verilerine göre Litvanya'nun Şubat 2011 itibarıyla nüfusu 3,239,032.

Žydrūnas Karčemarskas

Transfer.markt'ın bugünlerde 1.2m € değer biçtiği panter, Türkiye'ye gelen en iyi kalecilerden birisi olsa gerek. (Bir diğeri Gintaras Stauce) Gaziantepspor ile geçen sezonun devre arasında sözleşme imzalayan kaleci, 1983 yılında Alytus'ta doğdu. 1,89m uzunluğundaki kaleci, futbol kariyerine 2000 yılında Alystus'ta başladı. (Dainava) Bir sezon sonra başkent ekibi Žalgiris Vilnius'a transfer olan Karčemarskas, 2001 sezonunun sonunda Rus ekip Dinamo Moskova'ya transfer oldu. 2002 yılından 2010 yılına kadar, bu takımın kalesini koruyan oyuncu, geçen sezonun ortasına Gaziantepspor'a transfer oldu. Galatasaray'ın bünyesine katmak istediği lakin başarısız olduğu kalecinin, Antep'te geçirdiği başarılı sezonun ardından, İstanbul'a transfer olması kuvvetle muhtemel görünüyor.

Aynı zamanda, Litvanya milli takımının da kalesini koruyan Karčemarskas'ı yakından takip etmeye devam ediyor olacağız.

Kerry Demirci (Çocuklar Duymasın)

Litvanya'ya dair herşeye blogumuzda yer vermeyi misyon edindiğimiz için, Çocuklar Duymasın adlı TV dizisinde Alex karakterini canlandıran, Litvanya'lı Kerry Demirci'nin Tempo'ya verdiği röportajı da sizlerle paylaşmak istedim. Daha önce kendisiyle ilgili blogumuzda yer alan yazıya da buradan ulaşabilirsiniz.

Bağlı olduğu mankenlik ajansının yönlendirmesiyle Litvanya’dan kalkıp Türkiye’ye geldi, hayatı değişti. Önce aşık olup evlendi, sonra da “Çocuklar Duymasın” dizisiyle setlere adım attı. Dizide Alex karakterini canlandıran 20 yaşındaki Kerry Demirci, hikâyesini Tempo’ya anlattı.

Konuşmaya, Türkçesinin yetersizliği nedeniyle özür dileyerek başlıyor Kerry Demirci. Litvanya’nın Vilnius şehrinden buraya taşınalı henüz iki yıl olmuş.

“Çocuklar Duymasın” dizisindeki Alex karakteriyle tanınıyor ama aslında Türkiye’ye modellik yapmak için geldiğini anlatıyor: “Litvanya’da katıldığım güzellik yarışmasıyla modelliğe başladım. Ajansım beni Türkiye’ye yönlendirdi, İstanbul’u sevdim ve kalmaya karar verdim.”



6 AY ÖNCE BİR TÜRK’LE EVLENDİM        
Türk soyadından söz açılınca, altı aydır evli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Eşim Serdar Demirci’yle iş nedeniyle tanıştık. O olmasa, burada kalmazdım.”  

Çocukluğunda rüyası diş doktoru olmakmış. Ancak üniversite eğitimini psikoloji üzerine yapmayı tercih etmiş. Henüz birinci sınıf öğrencisi. 1,5 ayda bir Vilnius Üniversitesi’ndeki sınavları için ülkesine gidiyor. Neden İstanbul’da okumadığını sorduğumuzda, kendi dilinde eğitimin daha kolay olduğunu söylüyor.


MODELLİĞİ 3 YIL SONRA BIRAKACAĞIM
Hayallerinin arasında çocuk sahibi olmak var, bu nedenle ona göre modellik, üç yıl sonra bırakacağı geçici bir meslek. Aniden hayatına giren oyunculuk için “Başarılı olursam, neden olmasın?” diyor. Ancak şu anda onun için her şeyden önemlisi, üniversiteden mezun olmak. Hatta bunun için çeşitli televizyon dizilerinden gelen oyunculuk tekliflerini reddettiği bile oluyor.


Yaşıtlarımdan daha olgunum
Kerry Demirci, hayattan beklentilerini şöyle özetliyor: “Kendimi yaşıtlarımdan olgun hissediyorum. Şanslıyım, çünkü hayat bana fırsatlar sunuyor. Tek isteğim, İstanbul’da mutlu bir yaşam sürmek.”

Kaynak: http://bit.ly/fJ0GbE

1 Mart 2011 Salı

Blogspot Blogger Kapatıldı / Blogger için DNS

Evet, Digiturk'un açtığı dava neticesinde blogspot/blogger'a erişim engellendi. Yasaklar sayesinde birer bilişim uzmanı haline geldiğimiz için, hepimzi bir şekilde aşabiliyoruz bu yasakları. Türkiye'de yaşayıp, erişimde problem yaşayanlara önereceğim DNS ler, Open ve Google DNS.

Google Public DNS
Preferred DNS Server: 8.8.8.8
Alternate DNS Server: 8.8.4.4

Open DNS
Preferred DNS Server: 208.67.222.222
Alternate DNS Server: 208.67.220.220

Ha konumuzla ilgili olmadı açısından, konumuz olan Litvanya, Güney Kore ile birlikte dünyanın en hızlı interneti kullanıyor, biz nelerle uğraşıyor, tee allahım ya...

Umarım DNS ayalarınızı değiştirerek, blogspot hesabınıza ve blogspot uzantılı sitelere kolayca bağlanabilirsiniz...

28 Şubat 2011 Pazartesi

Litvanya Seçim Sonuçları

Daha önce şurada da yazdığım üzere, 27 Şubat'ta yani dün Litvanya'da yerel seçimler vardı.İktirdardaki koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hristiyan Demokratlar önceki yerel seçimlere göre 100 sandalye kaybetti.

Seçimlerin galibi ise, oyların %21.49'unu alan Sosyal Demokrat Parti oldu. %16.32 oy oranına sahip Hristiyan Demokratlar ise seçimi ikinci sırada tamamladılar. Hristiyan Demokratları sırasıyla, İşçi Partisi (%10.81), Düzen ve Adalet Partisi (%10.16) ve Litvan Çiftçi Partisi(%9.63) izledi.

Başkent Vilnius'ta seçimin galibi halen belediye başkanı koltuğunda oturmakta olan Arturas Zuokas olurken, oluşturduğu Vilnius Koalisyonu, kent meclisindeki 51 sandalyeden 12'sinin de sahibi oldu. Kaunas'ta ise Hristiyan Demokratların galip geldiği seçim yarışını Sosyal Demokratlar ikinci sırada tamamladılar.

Erkek adaylar 1,526 sandalyenin 1,184'ünü kazanırken, kadınlar ise 342 sandalyenin sahibi oldu. Ayrıca bu seçimle kırılan bir rekor ise, meclis üyelerinin yaş ortalaması oldu. (50.75). Seçilen meclis üyelerinin yüzde 88.47'sini etnik Litvanlar oluştururken, bu grubu yüzde 4.72 ile Polonyalılar takip etti.

Litvan Merkezi Seçim Komisyonu'nun açıkladığı güncel sonuçlara göre, partilerin ülke genelindeki meclislerde elde ettikleri sandalye sayıları aşağıdaki gibidir:
  • Sosyal Demokrat Parti 328 sandalye.
  • Hristiyan Demokratlar 249 sandalye.
  • İşçi Partisi 165 sandalye
  • Düzen ve Adalet Partisi 155 sandalye
  • Litvan Çiftçi Partisi 147 sandalye
  • Liberal ve Merkez Birliği 126 sandalye
  • Liberal Hareket 98 sandalye
  • Rus ve Polonya Birliği 61 sandalye
  • Yeni Birlik 52 sandalye
  • Merkez Parti 19 sandalye
  • Hristiyan Parti 15 sandalye
  • Arturas Zuokas ve Vilnius Koalisyonu 12 sandalye
Komisyonun verdiği bilgilere göre, seçimler esnasında sahte oy kullanımına bağlı olarak gerçekleşen 181 usulsüzlük vakası ile karşılaşıldı.